E-Bülten

Share Paylaş
ÜYELİK İŞLEMLERİ

< ANA BÜLTEN

Ertelemeyin
Yaşamı erteleyemezsiniz. Hayatı bekletemezsiniz. Düşlerinizi erteleyemezsiniz. Ancak öyle yapabileceğinizi sanırsınız ve fena şekilde yanılırsınız.

Yaşam sizi beklemez. Hayatta her zaman düşlerinizden, isteklerinizden daha öne çıkan konular olur. Çoğu zaman da bunları yapmadan başarıya, düşlediğimiz yaşama ulaşamayacağımızı düşündüğümüz için önce onları gerçekleştirmeye çalışır ve düşleri erteleriz. Hatta yaşamayı bile kenara bırakanlarımız olur.

Ben nefes alıp vermeyi, her gün aynı yoldan işe gidip gelmeyi, aynı yüzler gördüğümüzü zannederek çevreye bakmamayı yaşamak olarak saymıyorum. Olsa olsa bu yaşadığını sanmaktır. Yaşınız kaç bilmiyorum. Belki on sekiz, belki de yetmiş sekiz. Geriye dönün ve bakın kaç yılınızı gerçekten yaşadığınızı düşünüyorsunuz?

Genç olanlar ya da kendini genç görenler daha önlerinde yaşayacakları çok yılları olduğunu düşüneceklerdir. Yaşı ilerlemiş olanlar da yaşamayı unuttuklarını, ertelediklerini fakat artık zamanlarının çok azaldığını… Ne uğruna savaşıyoruz, ne için yarışıyoruz, ne için yaşıyoruz?

Günlük yaşam koşuşturmaları, gelecek kariyer ve para hesapları, yaşamda kendini gerçekleştirme ve ispat etme hırsı, sürekli geleceğe hazırlanma savaşı, yaşamı bize erteletiyor. Kendimize bahaneler buluyoruz. İşin kötüsü inanıyoruz da bahanelerimize. Geleceğe yatırım yaparak geçirdiğimiz dakikalar, saatler, günler, yıllar aslında geçmişimizi siliyor. Gün gelecek dönüp de arkamıza baktığımız zaman ne göreceğiz? Dengeyi bulamadığımız bir hayat…

Hayatın zorluklarına direnebilmek ve yaşam mücadelesi için bazılarımız daha güzel, daha olumlu, daha huzurlu bir gelecek hayali ile yaşıyorlar. Hep bir şeyleri umut ederek yaşıyorlar. Hayal kurmak güzel, umut içinde olmak da. Ancak hayal ettiğimiz gelecek birden önümüze çıkmayacak. Hayatımız bir gün aniden değişmeyecek. Her şey birden daha iyi ve daha güzel olmayacak. Yalnızca kendimize, kendi gücümüz ve çabalarımıza güvenmeliyiz. En önemli unsur, “Bugün, burada ve hemen şimdi” yaklaşımını temel almak ve hayata geçirmektir. Sürekli gelecek günleri beklemek ve o şekilde yaşamak yerine bugünü en iyi şekilde kullanmalıyız. Hayal ettiğimiz geleceğe ancak bu şekilde ulaşabiliriz. Bugün elimizden geleni yaparsak gelecek için korkumuz da olmaz.

Hayatımızda bazı anlar olmuştur. O an vereceğimiz karar geleceğimizi oluşturacaktır. O an yaşamımızın geri kalan bölümü için büyük anlam taşır. Eğer bugün yanlış ya da doğru bir karar almışsak gelecek onun üstüne kurulur. İşte bu tür anlar hayatımız boyunca sürekli olmaktadır. Sürekli olarak bizi mutlu ve başarılı veya mutsuz ve başarısız kılacak kararlar alırız. Ancak şu anda bu kitabı okurken bile gelecekle ilgili, şu an ile ilgili olmayan birçok şey düşünüyoruz. Hep bir sonrasını veya sonuçları düşünürüz. Bugün ve şimdi kavramlarına yabancılaşmış durumdayız. Hiçbirimizi bugünü ve şimdiyi yaşa(ya)mıyoruz.

Sürekli kendimizden, şimdi çözmek zorunda olduğumuz sorunlardan kaçıyoruz. Gelecekten korkuyor, daha güzel yarınların, güzel şeylerin düşlerini kuruyor, geçmişin güzel günlerini hatırlıyor, kendimizden, çevremizden şikayet ediyor, başka bir yerde her şeyin daha güzel olacağını hayal ediyor ve düşünüyoruz. Şu andan kaçıyoruz. Zamansızlıktan, yapsak da değişen bir şey olmayacağından söz ediyoruz. Aslında hayatımızı erteliyoruz. Kendimizden kaçıyoruz.

Ne demiştik, yaşam ileriye doğru yaşanıyor, ancak geriye doğru anlaşılabiliyor. Yaşam geri dönüşsüzdür. Onu durduramazsınız, erteleyemezsiniz, başa saramazsınız. Yaşamda gerçekten yaşamalısınız. Yaşam kavgası yaşamanıza engel değil. Başarıya odaklanmak yaşamı ertelemeniz için neden değil. Düşlerinize ulaşma tutkunuz yaşamayı size erteletmesin. Yaşamda keyif aldığınız şeyleri zamanında yaşayın. Ertelemeyin. Aynı tadı bir daha alamayabilirsiniz.

Yaşamayı erteleyen insan mutsuz olur. Kötü bir zıtlıktır, fakat mutlu olmak için başarılı olmak için attığınız adımlar sonunda sizi mutsuz yapar. Menopoz teyzeler, andropoz amcalar hatta menopoz abla, andropoz abiler olup çıkarsınız.

Her şeye rağmen hayatta bir şeylere girişmek için hiçbir zaman çok geç olduğunu varsaymayın. Hayatta “Daha sonra” diye bir şey yoktur. Daha sonra değil, hemen şimdi, bugün.

Kaynak: Kendine Yeni Bir Hayat Ismarla, Murat Toktamışoğlu, Kapital Medya Hizmetleri, 2006, s. 76-79