E-Bülten

Share Paylaş
ÜYELİK İŞLEMLERİ

< ANA BÜLTEN

Erişilebilirlik
Gazzaley ve Rosen

Bir sorgulama:

Bilgi hiçbir zaman bu kadar kolay erişilebilir olmamıştı. Bilgisayarlarımızdaki birçok platformda aniden beliren uyarılar, e-posta bildirimleri, bir sürü okunmamış metin ve tweet, bekleyen mesajlar, henüz bakılmamış sosyal medya mesajları, hatta bazı bilgisayarlarda daha da sık zıplayıp duran uygulama simgeleri var. Cihazımızı atıl konumdan çıkardığımız an dikkatimizi kendine yönlendiren ve yandaki parçanın ne kadar kolay erişilebilir olduğunu hatırlatan sürüyle uygulama karşımıza çıkıyor. Artık kendimizi, telefonların küçük ekranlarının, tabletlerimizin orta boy ekranlarının, daha büyücek bilgisayar ekranlarının ve yüksek tanımlı (HD) televizyonlarımızın dev ekranlarının önüne park ediyoruz. Ve bunların her biri de dikkatimizi o anda yaptığımız işten alıp daha ilginç bilgiler verecekmiş gibi duran birçok pencere ve sekme açma vaadi (ya da tehlikesi) taşıyor. Tüm ekranlar daha da fazla içeriğe bağlantı veriyor. İnternette sörf yapma fikri hoş bir fikir; bir fare tıklamasıyla bilgi parçalarından oluşan bir dalgadan diğerine atlıyoruz. Üstelik teknoloji, bir dizi cihaz aracılığıyla tüm duyuları uyaran yoğun bir duyusal deneyim de sunuyor. Hepimizde (hem de hemen elimizin altında), dikkatimizi kendine çekecek birçok cihaz var ve buna bağlı olarak, mevcut parçadaki yerimizi, oradaki kaynak alımı bittiği için değil, duyu sistemimizi uyararak ulaşılabilir bir yerde daha ilginç veya merak uyandırıcı bir şey olduğunu söyleyen güçlü etkiler yüzünden terk edebiliyoruz.

Çoğumuz, cebimizde ya da çantamızda hatta yukarıda gösterdiğimiz gibi uyurken yanı başımızda erişilebilir bir portal taşıyoruz. Akıllı telefonlar her yerde ve şimşek hızıyla çalışabiliyor. Giderek artan hızlara sahip kablosuz erişim, neredeyse akla gelebilecek her yerde mevcut. Televizyonu, hemen elimizin altındaki akıllı telefondan ve tabletten izleyebiliyoruz. 365 gün, 7/24 en az bir cihaz olmadan yaşadığımıza çok ender rastlanıyor. Bu cihazlar yatağa girerken ya da tatile çıkarken de bize eşlik ediyorlar; oysa bu alanlar yakın bir tarihe kadar böyle müdahaleci cihazların sokulduğu alanlar değildi. Her şey bir dokunuş ya da bir tıkla erişilebilirlik özelliği kazanıyor ve her tık bir şekilde bizi bir şekilde daha “eğlenceli” bir yere götürüyor.

Önemli bir nokta daha var. Bu erişilebilirlik, bilgi ararken teknolojiye ulaşma kolaylığından ibaret değil, aynı zamanda artık teknolojinin de bize ulaşabilmesini sağlayan güçlü bir araç. İşte bu her şeyi değiştiriyor. Yani bu, yandaki ağaç yürüyüp gelebilir ve karnı acıkan sincaba fındık atabilir demek. Bu bölünmeler, yeni bir kaynağa tahmini geçiş süresini çarpıcı bir şekilde değiştiriyor çünkü sürekli bize kendisinin ne kadar erişilebilir olduğunu hatırlatıyor. Locus Magazine’de, bu günlerde yazmakta neden güçlük çektiği konusunda bir yazı kaleme alan Cory Doctorow’un gayet yerinde bir şekilde gözlemlediği gibi: “Konsantrasyon karşısındaki en büyük engel, bilgisayarınızdaki bölme teknolojilerinden oluşan ekosistemdir; yani anında mesajlaşma uygulamaları, e-posta bildirimleri, RSS başlıkları, Skype aramaları, v.b. sizden cevap bekleyen her şey, bilinçaltı da olsa dikkatinizi kendine çekiyor.” Doctorow, durmaksızın yaşadığımız bu yoldan çıkma durumunu, bir iki dakikalık yazıları saatler süren dikkat dağınıklıklarına dönüştüren “sonsuz tıklamalı trans” hali diye adlandırıyor.

Kaynak: The Distracted Mind; Gazzaley Adam, Rosen Larry D., The Distracted Mind, The MIT Press, Cambridge, Massachusetts, s. 175, 176 (Çev. Aysun Babacan)