E-Bülten

Share Paylaş
ÜYELİK İŞLEMLERİ

< ANA BÜLTEN

2017’nin 7 Destansı Bilimsel Keşfi
Belki kaçırmışsınızdır.

2017 bilim için harika bir yıl oldu; nötron yıldızları birleşti, yakalanması zor olan zaman kristallerini bulduk, nihayet karşıolgusal kuantum iletişimini başardık ve çok daha fazlası gerçekleşti. Ancak en hevesli bilim tutkunları bile, bu inanılmaz bilim haberlerinin bazılarını kaçırmış olabilir.
Aslında, her sene milyonlarca adet yeni çalışmanın yapıldığı göz önüne alındığında, bu epey mümkün.

Bu yüzden, bu seneki muazzam bilim hikayelerinden bazılarını, belirli bir sıraya bağlı olmaksızın bir araya getirdik.

1. Nötron yıldızı çarpışmasını elbette duymuşsunuzdur, peki bu kara delikler neyin nesi?

Çalışkan gökbilimcilerden oluşan büyük bir takım, yirmi yıldan fazla süredir planlanan bir şeyi nihayet Haziran ayında gözlemlediler. Bunlar, Dünya’dan yaklaşık 750 milyon ışık yılı uzaklıkta gezen, süper kütleli bir çift karadelikti.

Bu kuramsal olayın, iki galaksinin birleşiminden sonra gerçekleşmesi gerekiyor. Ancak bu yıla kadar, bu olayın gerçekten yaşandığına dair hiç kanıt yoktu. Artık var.

2. Su ayıları hepimizden daha uzun yaşayacak, gerçekten

Tombul fakat tuhaf su ayısı (milnesium tardigradum), gezegenimizde acayip süper güçlere sahip olan tek canlı olabilir.

Su ayılarının kurutulmaktan, uç noktadaki sıcaklıklardan, son derece yüksek soğuktan ve hatta uzay boşluğundan nasıl sağ çıktıklarını gördüğümüz için, görünürde yok edilemez olduklarını zaten biliyorduk.

Bu yıl yayınlanan bir çalışmada ise, su ayılarının sahip oldukları inanılmaz dayanıklılık sayesinde uzaydan gelecek olan neredeyse her türlü kıyametten sağ çıkabilecekleri belirlendi. Bu ister gama ışını patlaması olsun, ister türleri yok eden bir asteroit darbesi olsun, onlar için fark etmiyor.

3. Dünya üzerindeki yaşam, göktaşlarından gelmiş olabilir

Astrofizikten kimyaya ve jeolojiye uzanan bir çalışma ile birlikte, bir zamanlar ölü olan gezegenimizde yaşamın ilk bileşenlerinin uzaydan geldiği hipotezi ağırlık kazandı.

Çalışmayı yürüten takım, uzaydan gelen kayalar o zamanlar genç olan Dünya’nın sıcak ve çamurlu göletlerine yağdıkça, moleküllerin doğru şekilde hizaya gelerek RNA polimerlerini oluşturduklarını söylüyor. Bunun epey ilgi uyandıran bir model olduğunu söylemeliyiz.

4. Bu arada, Mars’ta kar yağıyor

Robotların yaşadığı tek gezegen olabilir, ancak Kızıl Gezegen hakkında hâlâ bilmediğimiz bir sürü şey var. Elbette kendisi yoğun bir araştırma konusu ve aynı zamanda gelecekteki bir uzay görevinin hedefi konumunda. Bu yüzden, ona kulak vermeliyiz.

Gezegen bilimciler, ağustos ayında Mars’ın hava kalıpları hakkında tuhaf bir şey ortaya çıkardılar; görünüşe göre gezegende geceleyin şiddetli kar fırtınaları yaşanıyor ve bu fırtınalar gezegeni küçük buz topaklarıyla döverek, onu buzla kaplıyor. Orada suyun ne kadar az olduğunu düşünürsek, elbette bunu beklemiyorduk.

5. 100 yıllık ilaç, otizm tedavisi bakımından inanılmaz sonuçlar gösterdi

Normalde uyku hastalığını tedavi ederken kullanılan bir ilaç, otizm tayf bozukluğu (ASD) bulunan bir grup erkek çocuk ile yapılan pilot bir çalışmada ilk defa denendi.

Sonuçlar kesinlikle şaşırtıcıydı; sadece bir dozdan sonra, ASD belirtileri önemli oranda kayboldu. Bu durum, otizmin ‘hücre tehlikesi hipotezi’ konusunda şimdiye dek sahip olduğumuz en iyi kanıt. Bu hipotez, bozukluğa tamamen farklı bir şekilde bakmamızı sağlıyor.

6. Harika bir diyabet buluşu da var

Araştırmacılar nisan ayında, pankreasın hemen içinde, gözümüzün önünde gizli halde duran ve insülin üreten yepyeni bir hücre türü bulduklarını duyurdular. Bu “el değmemiş beta hücreleri”, tip 1 diyabeti anlamaya ve yeni, daha iyi tedaviler bulmaya uğraşan bilim insanları için yeni yaklaşımlar sunuyor.

7. Fizikçiler, Prens Rupert Damlasının gizemini çözdüler

Prens Rupert Damlaları, erimiş camın suya batırılmasıyla elde edilebilen şaşırtıcı damlalar. Bu işlemin sonucunda ortaya çıkan ve damla şekline benzeyen süs eşyalarının kalın tarafı inanılmaz derecede güçlü; çekiçle vurduğunuz veya silah ile ateş ettiğiniz zaman bile kırılmazlar. Fakat damlanın kuyruk kısmını çatırdattığınızda bütün şey tuzla buz oluyor. Araştırmacılar, yaklaşık 400 yıldır bunun sebebini anlamaya çalışıyorlardı. Artık nihayet sebebini biliyoruz; yaşamak için ne zaman ama!

OZAN ZALOĞLU · ARA 27, 2017
Popular science